Rektörümüz Prof. Dr. İbrahim Taş, üniversitemizin Arkeoloji Bölümü tarafından gerçekleştirilen Küllüoba Kazısı’nı ziyaret etti. Eskişehir sınırları içerisinde bilinen en eski yerleşim yeri olan ve Seyitgazi ilçesinde bulunan Küllüoba Höyüğü’nde devam eden kazı çalışmalarını yerinde inceleyen Rektör Taş’a ziyaretinde Kazı Başkanı Prof. Dr. Turan Efe ve BŞEÜ Arkeoloji Bölümü Başkanı ve Kazı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Murat Türkteki eşlik etti. 

 

Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ile her yıl Temmuz-Ağustos aylarında gerçekleştirilen ve 1996 yılından bu yana devam eden kazılar sonucu ortaya çıkan şehrin genel yerleşim planı ile ilgili bilgi alan Rektör Taş, öğrenci ve öğretim elemanlarının ekip halinde gerçekleştirdiği çalışmayı son derece önemli bulduğunu ifade etti. Kazılarda çıkarılan bazı buluntuları inceleyen ve bu eserlerin dokümantasyonu ve restorasyonu ile ilgili bilgi alan Rektör Taş, 2018 kazılarında ortaya çıkarılan 4500 yıllık bir binanın içerisinde kazı ekibi ile birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi ve ekiple birlikte kazı evinde yemek yedi. 

 

Küllüoba Kazısı: 

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından her yıl Temmuz-Ağustos aylarında kazı gerçekleştirilen Küllüoba Höyüğü, Eskişehir ili, Seyitgazi ilçesi, Yenikent Mahallesi’nde yer almaktadır. Günümüzden 5500 yıl öncesinde ilk defa yerleşilen ve bu yerleşimin 1500 yıl kadar kesintisiz devam ettiği Küllüoba, çeşitli büyüklüklerdeki avlular etrafında sıralanan yan yana bitişik evlerden, depo yerlerinden ve muhtemel işliklerden oluşmaktadır. Küllüoba’da bu dönemde mimaride giderek şehirciliğe doğru ilerleyen bir gelişmenin ilk adımlarının atıldığı izlenimi edinilmektedir. Bunun en önemli göstergesi, kamuya ait bağımsız yapıların giderek ortaya çıkmaya başlamasıdır. Bunlardan Kompleks II olarak adlandırılan, 31x24 metre ebatlarındaki yapı kompleksi, yerleşmenin ortasındaki büyük avluda yer almaktadır. Bu yapı olasılıkla yerleşmenin beyine aittir. İlk Tunç Çağı olarak adlandırılan dönemde gelişkin bir şehir olarak tanımlanan yerleşme “Eskişehir’in bilinen en eski şehri” olarak da tanımlanmaktadır. 1996 yılından bu yana devam eden kazılarda ortaya çıkarılan yapıların bir kısmı kazı sezonu sırasında görülebilmektedir. Ayrıca kazıda çıkartılan önemli buluntular Eskişehir Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.