Üniversitemiz 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 103. yıl dönümünü düzenlediği konferansla kutladı. Sürekli Eğitim Merkezi Müdürlüğümüz tarafından düzenlenen Bilim ve Kültür Sohbetleri kapsamında gerçekleşen konferansa konuşmacı olarak Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Selma Çetinkaya katıldı. Çetinkaya, ilgiyle takip edilen konferansında Çanakkale Muharebeleri’nde yaşananları Türk ve Anzak askerlerinin günlüklerinden derlenen notlarla anlattı.

 

Çanakkale’de yaşananların yalnızca bir silahlı mücadele olmadığını, bunun aynı zamanda zorlu doğa şartları, salgın hastalıklar, açlık, susuzluk ve başta sinek olmak üzere her türlü haşereyle mücadele edilen son derece zor bir savaş olduğunu belirten Çetinkaya, bu zorlu mücadeleyi zaferle sonlandıran, başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahraman askerlerimizi büyük bir saygı ve minnetle andığını söyledi. Günümüzde Suriye sınırında devam eden Afrin operasyonunu da hatırlatan Çetinkaya, orada verilen mücadelenin de çok farklı olmadığını belirtti ve harekâtı bu gözle yeniden düşünmemiz ve empati kurmamız gerektiğini ifade etti.  

 

Konferansında Çanakkale’de savaşan askerlerin tuttuğu notlardan bölümler okuyan Selma Çetinkaya, 5. Ordu Komutanı Mareşal Liman von Sanders’ın hatıratında bulunan şu pasajı dinleyicilerle paylaştı: 

 

“Çoğu yarı çıplak, yarı açtı. Haftada 1 öğün kemikli bir parça et verilebiliyordu. Nebati yağda haşlanmış buğday kırığı yiyorlardı. Sıhhi vasıflardan mahrum su içiyorlar, taş üzerinde yatıyorlar, güneşe, fırtınalara, soğuğa, çamura, yağmura karşı korunmamış siperlerde günler geçiriyorlardı. Fakat dünyanın bütün vasıta ve imkanlarına sahip düşmanını buldukları zaman aslanlar gibi dövüşüyorlardı. O meşhur Dara’nın eski Yunan topraklarına geçerken azgın sularını dövdürdüğü Gelibolu yarımadasında, Türkler, dünyanın en kudretli donanma ve ordularını dövmüşlerdir. Çanakkale’yi bir asker olarak anlatmak imkansızdır. Çelikten, manevi kudretten, vatan aşkından bir insan yapısı ne demektir? Bu sualin cevabı, işte bu gösterişsiz, mütevekkil ve sessiz Anadolu çocuğunun kendisiydi. Tarih kitaplarında Türkler için okunanlar, hatta onlarla dövüşenlerin anlattıkları hikayeler hakikati ifadeden acizdirler. Saadet, Türklerle beraber aynı safta dövüşmektir. Bu şerefi ömrümün sonuna kadar taşıyacağım.”

 

15 Mart 2018 tarihinde Sürekli Eğitim Merkezi Müdürlüğünde gerçekleşen konferansın sonunda, Rektör Prof. Dr. İbrahim Taş tarafından Dr. Öğretim Üyesi Selma Çetinkaya’ya Üniversitemizin anı tabağı hediye edildi. 

 

Konferansın Videosu: https://youtu.be/ZUoGoIPRkfk